<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Bilim ve Teknoloji - Genetik - Nanoteknoloji - Bilişim</title>
	<atom:link href="http://www.bilimteknoloji.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bilimteknoloji.net</link>
	<description>www.bilimteknoloji.net</description>
	<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 07:00:24 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Donmuş fareden kopya fare üretildi</title>
		<link>http://www.bilimteknoloji.net/2008/11/08/donmus-fareden-kopya-fare-uretildi/</link>
		<comments>http://www.bilimteknoloji.net/2008/11/08/donmus-fareden-kopya-fare-uretildi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 06:59:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S3DAT</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilimsel Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[fare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimteknoloji.net/tr/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[Japon bilim adamları, 16 yıldır donmuş halde bulunan fareyi kopyalamayı başardı. Kopyalamada klasik hücre çekirdeği transfer yöntemi kullanıldı.
Japonya’nın Yokohama kentindeki RIKEN araştırma enstitüsüne bağlı Gelişimsel Biyoloji Merkezi’nden fare kopyalama uzmanı Teruhiko Wakayama ve meslektaşları, farenin hücre zarları, donmadan ötürü çatlamış olduğu halde, hayvanı kopyalamayı başardı.
Çalışmalarını, “Proceedings of the National Academy of Sciences” adlı bilimsel dergide [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Japon bilim adamları, 16 yıldır donmuş halde bulunan fareyi kopyalamayı başardı. Kopyalamada klasik hücre çekirdeği transfer yöntemi kullanıldı.</strong><img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/294626.jpg" alt="" width="523" height="194" /><br />
Japonya’nın Yokohama kentindeki RIKEN araştırma enstitüsüne bağlı Gelişimsel Biyoloji Merkezi’nden fare kopyalama uzmanı Teruhiko Wakayama ve meslektaşları, farenin hücre zarları, donmadan ötürü çatlamış olduğu halde, hayvanı kopyalamayı başardı.<span id="more-41"></span><br />
Çalışmalarını, “Proceedings of the National Academy of Sciences” adlı bilimsel dergide kaleme alan araştırmacılar, “hücre çekirdeği transfer tekniklerinin, hayvanların yeniden canlandırılmasında kullanılabileceğini” belirttiler. Makalede, bu tekniğin ayrıca, genetik stoklar oluşturularak, korunması gereken türlere ait genetik bilgilerin sonraki kuşaklara aktarılmasını sağlayacağı belirtildi. Araştırmacılar tekniğin, “organizma parçalarının dondurularak uzun süreler saklanması yoluyla, değerli genetik stokların oluşturulabilmesine ve ileride gerekli olduğunda kullanılabilmesine imkan sağladığını” belirttiler.</p>
<p>Wakayama’nın ekibi, kopya farelerin oluşturulması için, klasik hücre çekirdeği transfer yöntemini kullandı. Yumurta hücresinden hücre çekirdeği çıkarıldı ve yumurtaya bunun yerine, kopyası yetiştirilecek olan donmuş hayvanın normal bir hücresinden hücre çekirdeği alınarak yerleştirildi.</p>
<p>Ardından doğru biçimde kimyasal ve elektriksel tetikleme yapılarak, yumurta hücresinin, tıpkı bir sperm hücresiyle döllenmiş gibi bölünerek çoğalmaya başlaması sağlandı.</p>
<p>Araştırmacılar makalelerinde, “hücre çekirdeği transferi yöntemi bizlere, türü tükenme tehlikesi altında olan memelileri koruma imkanı sağlıyor” şeklinde yazdı.</p>
<p><strong>“DONMUŞ OLARAK BULUNAN MAMUT YENİDEN ORTAYA ÇIKARILABİLECEK Mİ?”</strong><br />
Ancak araştırmacılar, soyu tükenmiş hayvanların yeniden yaratılmasının, bunlara ait canlı ve genetiği deforme olmamış hücrelere ulaşılmadığı sürece, mümkün olmadığını da belirttiler.</p>
<p>Araştırmacılar, “donmuş durumda elde edilebilen, mamut gibi türü tükenmiş hayvanların canlı hücreleri elde edilemeyeceği için ve geriye kalan genetik maddeler deforme olmuş olacağı için, kopyalanarak yeniden canlandırılmaları, uygulanabilir değildir” dediler.</p>
<p>Rus bilim adamları Sibirya’da, 40 bin yıl önce donarak ölmüş bir mamut kalıntısı bulmuşlardı. Wakayama’nın ekibi, bu tür kalıntılardan klonlama yapmanın, kullanılabilir hücre çekirdeği bulunmasına bağlı olduğunu vurguladılar.<br />
Kaynak: ntvmsnbc</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 114, bugün ise 2 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimteknoloji.net/2008/11/08/donmus-fareden-kopya-fare-uretildi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Güneş sistemi bir yumurta biçiminde</title>
		<link>http://www.bilimteknoloji.net/2008/07/03/gunes-sistemi-bir-yumurta-biciminde/</link>
		<comments>http://www.bilimteknoloji.net/2008/07/03/gunes-sistemi-bir-yumurta-biciminde/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 11:42:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S3DAT</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilimsel Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[güneş]]></category>

		<category><![CDATA[Güneş Sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimteknoloji.net/tr/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[
Güneş sisteminin bilindiği gibi bir daire şekilde olmadığı, kocaman bir el içeri doğru itmiş gibi kenarında girinti bulunduğu ortaya çıktı
Voyager 2 uzay aracının gönderdiği verileri
analiz eden araştırmacılar, Güneş Sistemi’nin bir yumurta biçiminde
olduğunu, çünkü Güneş’in yaydığı parçacık rüzgarlarının, bir
yıldızlararası manyetik alandan kaynaklanan gazlarla çarpıştığını
belirlediler.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) 1977’de fırlattığı bu uzay
aracı, Dünya’dan yaklaşık 10 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2008/07/03/fft17_mf67278.Jpeg" alt="&quot;http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2008/07/03/fft17_mf67278.Jpeg&quot; grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor." width="203" height="152" /></p>
<p class="MG_b" style="margin-left: 5px; position: relative;">Güneş sisteminin bilindiği gibi bir daire şekilde olmadığı, kocaman bir el içeri doğru itmiş gibi kenarında girinti bulunduğu ortaya çıktı</p>
<p>Voyager 2 uzay aracının gönderdiği verileri</p>
<p>analiz eden araştırmacılar, Güneş Sistemi’nin bir yumurta biçiminde</p>
<p>olduğunu, çünkü Güneş’in yaydığı parçacık rüzgarlarının, bir</p>
<p>yıldızlararası manyetik alandan kaynaklanan gazlarla çarpıştığını</p>
<p>belirlediler.</p>
<p><span id="more-36"></span></p>
<p>Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) 1977’de fırlattığı bu uzay</p>
<p>aracı, Dünya’dan yaklaşık 10 milyar kilometre uzaklıkta, güneş</p>
<p>rüzgarlarının sesüstü hızdan sesaltı hazı aniden düştüğü bu yerdeki bu</p>
<p>&#8220;uç çarpışma noktası&#8221;nı geçen yaz birkaç kez geçti.</p>
<p>Güneş Sistemi’nin sınırlarıyla ilgili bu yeni bilgileri Nature</p>
<p>dergisindeki bir makalesinde sunan Arizona Üniversitesi’nden astronom</p>
<p>Randy Jokipii, bu çarpışmanın, bir musluktan çıkan suyla evyenin yüzeyi</p>
<p>arasındaki karşılaşma ve kenarlarda toplanan suyun geri sıçramasıyla</p>
<p>karşılaştırılabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Bu &#8220;uç çarpışma noktası&#8221;nın ötesinde, güneş rüzgarlarının etkisi,</p>
<p>Güneş Sistemi’nin dış sınırları anlamına gelen &#8220;heliopoz&#8221; düzeyine dek</p>
<p>azalıyor.</p>
<p>Jokipii, Plüton’un yörüngesinin ötesinde bulunan ve heliosfer adlı dev</p>
<p>bir kabarcıkla çevrili &#8220;heliopoz&#8221;un, Güneş ile Dünya arasındaki</p>
<p>uzaklığın 130 ila 150 katı (yaklaşık 20 milyar kilometre) olduğunun</p>
<p>tahmin edildiğini kaydediyor.</p>
<p>&#8220;Uç çarpışma noktası&#8221;nı 2004 yılı aralık ayında ilk kez geçen Voyager</p>
<p>1, güneş rüzgarlarının hızını, yoğunluğunu ve sıcaklığını ölçecek cihazı</p>
<p>bulunmamasına karşılık, güneş rüzgarlarının bu &#8220;ses duvarı&#8221;na Voyager</p>
<p>2’nin geçtiğinden 1.5 milyar kilometre daha kısa mesafede ulaştı.</p>
<p>Astronomlar böylece, Güneş Sistemi’nin tam bir yuvarlak olmadığını</p>
<p>anladılar.</p>
<p>Voyager 2 uzay aracı, bu &#8220;uç çarpışma noktası&#8221;nın ötesinin</p>
<p>sıcaklığının beklenenden daha yüksek olduğunu da ölçerek, çarpışmanın</p>
<p>etkisiyle hızlanan yıldızlararası kozmik ışın parçacıklarına bir enerji</p>
<p>transferi olabileceğini belirledi.</p>
<p>İnsanoğlunun, Dünya’dan böylesine uzakları keşfetmek için inşa ettiği bu</p>
<p>2 uzay aracı, saniyede 17 kilometre hızla yol alırken, Güneş Sistemi’nin</p>
<p>sınırlarını incelemek için gelecekte de onlarca yıl boyunca tek bilgi</p>
<p>kaynağı olmayı sürdürecek.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 220, bugün ise 2 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimteknoloji.net/2008/07/03/gunes-sistemi-bir-yumurta-biciminde/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İran&#8217;ın İlk Video Oyunu &#8220;Özel Operasyon&#8221;</title>
		<link>http://www.bilimteknoloji.net/2008/06/27/iranin-ilk-video-oyunu-ozel-operasyon/</link>
		<comments>http://www.bilimteknoloji.net/2008/06/27/iranin-ilk-video-oyunu-ozel-operasyon/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2008 12:31:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S3DAT</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Oyun Teknolojisi]]></category>

		<category><![CDATA[Özel Operasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimteknoloji.net/tr/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[İran ilk defa bir video oyunu geliştirdi. Oyunda, kaçırılan İranlı nükleer uzmanların kurtarılışı konu ediliyor.İran ilk defa ürettiği video oyununun tanıtımını da törenle yaptı. Gençlerin ilgi göstediği tanıtımda oyun anlatıldı ve konuşmalar yapıldı. “Özel Operasyon” adı verilen oyunun konusu, 1982’de Lübnan’da İsrail güçlerince kaçırılan 4 İranlı diplomatın gerçek hikayesine dayanıyor.Konu gereği ABD askerleri tarafından Irak’ta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="color: #000000;">İran ilk defa bir video oyunu geliştirdi. Oyunda, kaçırılan İranlı nükleer uzmanların kurtarılışı konu ediliyor.İran ilk defa ürettiği video oyununun tanıtımını da törenle yaptı. Gençlerin ilgi göstediği tanıtımda oyun anlatıldı ve konuşmalar yapıldı. “Özel Operasyon” adı verilen oyunun konusu, 1982’de Lübnan’da İsrail güçlerince kaçırılan 4 İranlı diplomatın gerçek hikayesine dayanıyor.Konu gereği ABD askerleri tarafından Irak’ta yakalanan 2 İranlı nükleer uzmanın da hapiste tutulduğu oyunda amaç, toplam 6 İranlının güvenli bir şekilde serbest kalmasını sağlamak. 8 basamaktan oluşan oyunun 2 bölümü İran’da, 2’si Irak’ta ve 4’ü de İsrail’de geçiyor.</span></span></p>
<p><img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/269573.jpg" alt="&quot;http://www.ntvmsnbc.com/news/269573.jpg&quot; grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor." /></p>
<p><span><span style="color: #000000;"> İlerleyen basamaklarda oyuncu Irak’ta tutulan İranlıları kurtarabiliyor. Oyunun, 10 kişinin yaklaşık 2 yıllık bir çalışmasının ürünü olduğu belirtiliyor.</span></span></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 302, bugün ise 3 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimteknoloji.net/2008/06/27/iranin-ilk-video-oyunu-ozel-operasyon/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Pardus&#8217;un yeni sürümü yayınlandı</title>
		<link>http://www.bilimteknoloji.net/2008/06/27/pardusun-yeni-surumu-yayinlandi/</link>
		<comments>http://www.bilimteknoloji.net/2008/06/27/pardusun-yeni-surumu-yayinlandi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2008 12:23:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S3DAT</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilimsel Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[pardus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimteknoloji.net/tr/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[TÜBİTAK&#8217;ın geliştirdiği Ulusal İşletim Sistemi Pardus&#8217;un birçok yeniliği barındıran yeni sürümü yayınlandı.
Kullanıcılar, &#8220;özgür yazılım&#8221; Pardus&#8217;un son sürümünü, yazılımın resmi internet sitesi olan www.pardus.org.tr adresinden bugünden itibaren bilgisayarlarına ücretsiz olarak kurabilecek.
Pardus 2008&#8242;e eklenen &#8220;Göç Aracı&#8221; yazılımıyla kullanıcılar, aynı bilgisayarda yüklü Windows işletim sisteminin ayar, belge ve adres defterlerine kolaylıkla ulaşabilecek.

Pardus&#8217;un son versiyonunun bir başka göze çarpan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong style="font-size: 14px;">TÜBİTAK&#8217;ın geliştirdiği Ulusal İşletim Sistemi Pardus&#8217;un birçok yeniliği barındıran yeni sürümü yayınlandı.</p>
<p></strong>Kullanıcılar, &#8220;özgür yazılım&#8221; Pardus&#8217;un son sürümünü, yazılımın resmi internet sitesi olan www.pardus.org.tr adresinden bugünden itibaren bilgisayarlarına ücretsiz olarak kurabilecek.</p>
<p>Pardus 2008&#8242;e eklenen &#8220;Göç Aracı&#8221; yazılımıyla kullanıcılar, aynı bilgisayarda yüklü Windows işletim sisteminin ayar, belge ve adres defterlerine kolaylıkla ulaşabilecek.</p>
<p><img src="http://www.faideli.com/wp-content/uploads/2008/02/pardus.jpg" alt="http://www.faideli.com/wp-content/uploads/2008/02/pardus.jpg" width="267" height="314" /></p>
<p>Pardus&#8217;un son versiyonunun bir başka göze çarpan özelliği ise eski sistem ayarlarına dönebilmek için sistem geri yükleme noktası oluşturma özelliğinin eklenmesi. Böylece bilgisayarına herhangi bir yazılımı yükleyen kullanıcılar, bir sorunla karşılaştıklarında bilgisayarlarının sistem ayarlarını, söz konusu yazılım yüklenmeden önceki herhangi bir tarihe geri döndürebilecekler.</p>
<p>AA muhabirine Pardus&#8217;un son sürümü Pardus 2008 ile ilgili bilgi veren Pardus Proje Yöneticisi Doç. Dr. Erkan Tekman, Pardus&#8217;a son sürümle birlikte getirilen yeniliklerin, TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsünde (UEKAE) görevli çekirdek geliştirici kadro haricinde özgür yazılıma gönül veren ciddi bir kitlenin de desteğiyle gerçekleştiğini ifade etti.</p>
<p><span id="more-33"></span></p>
<p>Pardus&#8217;un, TÜBİTAK UEKAE bünyesinde geliştirilen, Linux temelli ve özgür yazılım lisansı ile dağıtılan ulusal işletim sistemi olduğunu anlatan Tekman, UEKAE&#8217;nin, bilgi güvenliği konusunda Türkiye&#8217;nin en yetkin merkezi olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>&#8220;Özgür yazılım&#8221;ın üstünlükleri</strong></p>
<p>&#8220;Özgür yazılım&#8221;ın kapalı kaynak kodlu yazılımlara göre birçok üstünlüğü bulunduğunu anlatan Tekman, bunları şöyle sıraladı: &#8220;Bunların başında güvenlik geliyor. Açık kaynak kodlu yazılımlar, doğası gereği geliştirilme sürecinden kullanılma aşamasına kadar on binlerce göz tarafından denetleniyor. Kötü niyetli bir programcı ya da kuruluş tarafından yerleştirilebilecek bir kod parçasının böyle bir ortamda gizlenmesi mümkün değil. Ayrıca, kaynağın açık olması nedeniyle olası güvenlik açıkları hızla yamanabiliyor. Linux platformunun bir diğer üstünlüğü ise bu ortamda virüs, truva atı, solucan, casus yazılım gibi tehlikelerin yok denecek kadar az olması.&#8221;</p>
<p>Tekman, Pardus&#8217;un, 2003 yılı başında TÜBİTAK ve Başbakanlık tarafından, bir ulusal işletim sisteminin olurluğunun araştırılması ve projelendirilmesi düşüncesiyle serüvenine başladığını, 2004&#8242;te ekibin oluşturulması ile geliştirilmeye yoğunlaşıldığını dile getirdi.</p>
<p>2005 başlarında Pardus Çalışan CD, sonra Pardus Çalışan CD 1.1, 2005 yılı sonunda Pardus 1.0 ve 2006 yılı sonunda da Pardus 2007 sürümlerinin yayınlandığını anımsatan Tekman, böylece Pardus&#8217;un hızlı, sağlam ve emin adımlarla özgür yazılım camiasındaki kalıcı ve hak ettiği yerini aldığını ifade etti.</p>
<p>Tekman, Pardus 2007&#8242;nin duyurulmasından bugüne kadar internetten 250 bin kez indirildiğini, bilgisayar dergileriyle de 1 milyona yakın CD&#8217;nin ücretsiz olarak dağıtıldığını bildirdi.</p>
<p><strong>Pardus 2008&#8242;in yenilikleri</strong></p>
<p>Pardus projesinin en yeni ürünü olan Pardus 2008&#8242;in, bugün resmi internet sitesi www.pardus.org.tr adresinde yayınlandığını açıklayan Tekman, &#8220;İlk Pardus ürününden bu yana titizlikle izlenen tam Türkçe desteği, kolay kurulum ve kullanım, insan merkezli tasarım ilkelerine bağlı olarak geliştirilen Pardus 2008, gerek içerdiği özgür yazılımlar, gerekse Pardus teknolojileri açısından son derece zengin&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Pardus 2008&#8242;in teknik özelliklerini anlatan Tekman, yeni sürüme Windows İşletim sistemindeki ayar, belge ve adres defterlerinin Pardus&#8217;a aktarımı için yeni bir program olan &#8220;Göç Aracı&#8221;nın eklendiğini bildirdi. Tekman, bu yeniliğin kullanıcılar tarafından büyük ilgi görmesinin beklendiğini ifade etti. Tekman, paket ve ayar işlemlerini kaydetme ve istenilen tarihe geri alma özelliği ile de bilgisayarına herhangi bir yazılımı yükleyen kullanıcıların, bir sorunla karşılaştıklarında bilgisayarlarının sistem ayarlarını, söz konusu yazılım yüklenmeden önceki herhangi bir tarihe geri döndürebileceklerini bildirdi.</p>
<p><strong>&#8220;Fark paketleri&#8221; fark yaratacak</strong></p>
<p>Yeni sürümdeki yeniliklerden birinin de &#8220;fark paketleri&#8221; olduğunu ve bu paketlerle çok daha hızlı ve internete az yük getiren güncellemelerin yapılabileceğini belirten Tekman, &#8220;Böylece bir programın yeni versiyonu komple kurulmuyor, yalnızca yeni sürümün ihtiyaç duyduğu değişikler eklenebiliyor, bu da zamandan büyük tasarruf sağlıyor&#8221; dedi.</p>
<p>Pardus işletim sistemi ile birlikte gelen tüm uygulama yazılımlarının birbiri ile sorunsuz çalışmasını sağlayan ÇOMAR programının da yenilendiğini anlatan Tekman, bunun son teknoloji dBus teknolojisi ile yapıldığını kaydetti.</p>
<p>PolicyKit teknolojisi ile kullanıcı yetkilendirme işlemlerinde çok daha fazla güvenlik ve esnekliğin sağlandığını bildiren Tekman, ekran ayarlarını çok daha kolay yapabilmek için özel TASMA arayüzünün de geliştirildiğini belirterek, &#8220;Böylece NVIDIA ve ATI gibi grafik kartlarıyla ilgili her türlü işlem, özel ayarlarlar yapılabiliyor&#8221; dedi. Doç. Dr. Erkan Tekman&#8217;ın verdiği bilgiye göre, Pardus 2008&#8242;in diğer teknik özellikleri şöyle:</p>
<p>&#8220;- Bağlı yazıcıları otomatik tanımlama ve yapılandırma sistemi geliştirildi.</p>
<p>-İnternet tarayıcısı Mozilla Firefox ve tüm ofis formatları ile uyumlu çalışabilen OpenOffice.org 2.4 eklendi.</p>
<p>- YALI kurulum programına yeni görsel arayüzü ve daha da kolaylaştırılmış seçimler getirildi. Böylece kullanıcı, sadece bir kullanıcı adı ve şifre belirleyerek tüm kurulumu YALI tarafından otomatik olarak yapılabilecek.</p>
<p>- Masaüstü sihirbazı Kaptan, kurulumun hemen ardından temel ayarları kolayca yapılmasına yardımcı olacak şekilde geliştirildi.</p>
<p>- Yazılım (paket) kurma, güncelleme ve kaldırma için kullanılan PİSİ, çok daha hızlandırıldı.</p>
<p>- Yüzlerce özgür yazılım, hataları giderilmiş ve en son sürüme yükseltilmiş olarak eklendi.</p>
<p>- En son Linux çekirdeği (2.6.25) ile çok daha fazla donanım desteği, kararlı ve güvenilir şekilde yapılabilecek.</p>
<p>- Yazılıma GCC 4.3.1, Python 2,5, Java 6 gibi önemli yenilikler yerleştirildi.&#8221;</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 156, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimteknoloji.net/2008/06/27/pardusun-yeni-surumu-yayinlandi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İlk denizaltı teleskopu</title>
		<link>http://www.bilimteknoloji.net/2008/06/27/ilk-denizalti-teleskopu/</link>
		<comments>http://www.bilimteknoloji.net/2008/06/27/ilk-denizalti-teleskopu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2008 12:22:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>S3DAT</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilimsel Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[Savaş Teknolojisi]]></category>

		<category><![CDATA[Denizaltı]]></category>

		<category><![CDATA[teleskop]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimteknoloji.net/tr/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[Nötrinoların inceleneceği denizaltındaki ilk teleskop olan Antares&#8217;in, bu ay başında işlemeye başladığı bildirildi.
Strasbourg kentindeki ulusal bilimsel araştırma merkezinden yapılan açıklamada, ülkenin güneyindeki Toulon kenti açıklarında 2 bin 500 metre derinlikte 1996 yılında başlanan teleskobun inşasının, son 2 alıcı hattının da yerleştirilmesiyle bu ay başında sona erdiği kaydedildi.

İllüstrasyon François Montanet&#8217;e aittir
Şu anda, Antares&#8217;in deniz dibinde 4 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong style="font-size: 14px;">Nötrinoların inceleneceği denizaltındaki ilk teleskop olan Antares&#8217;in, bu ay başında işlemeye başladığı bildirildi.</p>
<p></strong>Strasbourg kentindeki ulusal bilimsel araştırma merkezinden yapılan açıklamada, ülkenin güneyindeki Toulon kenti açıklarında 2 bin 500 metre derinlikte 1996 yılında başlanan teleskobun inşasının, son 2 alıcı hattının da yerleştirilmesiyle bu ay başında sona erdiği kaydedildi.<br />
<img src="http://www.cnnturk.com/images/bt/antares_pubbbolo.jpg" border="0" alt="" width="280" height="190" /><!--===========/IMAGE===========--><!--===========IMAGE TITLE==========--></p>
<p>İllüstrasyon François Montanet&#8217;e aittir<br />
Şu anda, Antares&#8217;in deniz dibinde 4 futbol alanı büyüklüğündeki bir alanda 12 hattının dikildiği ve bu hatların 900 optik modülünün karanlık deniz dibinde nötrinoları incelediği belirtildi.</p>
<p>Antares&#8217;le ilgili ayrıntılı bilgiyi <a href="http://antares.in2p3.fr/" target="_blank">http://antares.in2p3.fr/</a> web adresinden alabilirsiniz.</p>
<p>K: CnnTürk</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 127, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimteknoloji.net/2008/06/27/ilk-denizalti-teleskopu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
